BAĞ TESİSİNİN TEKNİK ESASLARI VE ASMA FİDANI DİKİM TEKNİĞİ

 

BAĞCILIK

 

BAĞ TESİSİNİN TEKNİK ESASLARI VE ASMA FİDANI DİKİM TEKNİĞİ

 

A-GİRİŞ:  Ekonomik ömrü uzun olan bağın tesis tekniği çok önemli olup,tesis esnasında yapılacak bir hatanın telafisi çok zor hatta imkansızdır.Bağcılıkta başarı bağ kurulacak yörenin toprak ve iklim faktörlerinin iyi bilinmesi ve başlangıçta iyi bir planlama ile toprak-iklim, anaç-çeşit ve terbiye sisteminin bir uyum içerisinde olmasını sağlamaktır. Bu durum üreticiye büyük karlılık sağlayabileceği gibi bağın ekonomik ömrünü de uzatacaktır.Bundan ötürü bağ tesis ederken iklim, toprak, mevkii, yön, anaç ve kalem seçimi gibi unsurlar ile tesviye, sıra arası ve sıra üzeri mesafeleri ayarlanması gerekir.

 

B-BAĞ YERİNİN SEÇİMİNE ETKİ EDEN FAKTÖRLER :

 

1-İKLİM : Bağ yerinin seçimine etki eden en önemli iklim faktörleri; sıcaklık, güneşleme, yağış, hava ve rüzgardır.

 

a)- Sıcaklık: Asmada sürgün gelişmesi, günlük ısı ortalaması 10 ºC’yi bulduktan sonra başlar ve sonbaharda günlük ısı ortalaması 10 ºC’nin altına düşünceye kadar devam eder.Her üzüm çeşidi meyvelerini olgunlaştırabilmek için belirli bir ısı toplamına ihtiyaç duyar.Bu da asgari günlük sıcaklık ortalaması üzerinden 1600 gün-ºC olmalıdır.

            Erkenci ürün çeşitlerinde sıcaklık toplamı 1600-2000 gün ºC iken geçci çeşitlerde en az 3000 gün-ºC olmaktadır.

            Asmalar kışın 3 ay kadar kış dinlenmesine ihtiyaç duyarlar. Bağcılıkta önemli faktörlerden biri de don tehlikesidir. Eğer ilkbahar geç donları omcaların sürme zamanına kadar devam ederse -1, -2 ºC’de genç sürgünler zorlanır.Sonbaharda erken gelen donlarda omcanın odunlaşmasını engellediği gibi, kurumasına da sebep olur. Sıcaklığın -20 ºC nin altına düştüğü yörelerde büyük ölçüde don zararı olur. Asmanın yeşil sürgünleri 0 ºC nin altında zarar görür. Ayrıca – 3 ºC altında bütün yeşil organlar zararlanır..

 

b) Güneşleme : Asmanın bilhassa yazın ve sonbaharda ışığa ihtiyacı oldukça fazladır. Üzüm danelerinin renk teşekkülü ve asmanın büyümesi için bol ışık gereklidir. Bu sebepten ötürü bağlar güneş ışıklarının daha dik olarak geldiği güney veya güney-batı yönlerine meyilli yerlerde kurulduğunda üzümün kalitesi daha iyi olur ve omcalar güneşten daha fazla yararlanır.Güneşlenme kuru madde miktarını arttırarak kaliteyi yükselttiği gibi, hastalık kontrolünü de kolaylaştırır.

 

c) Yağış ve Hava Nemi: Asmanın su isteği diğer bitkiler kadar fazla değildir. Yıllık ortalama yağışın 400- 500 mm‘yi bulduğu yöreler asmanın yetişmesi için yeterli olmaktadır.

Kış aylarında, ilkbahar başlangıcında düşen yağmurlar asma için çok faydalıdır.İlkbaharın son döneminde ve yaz başlangıcında düşen yağmurlar bitkinin büyümesi için faydalı olmasına rağmen hastalık ve zararlıların gelişmesine sebep olduğundan ve mücadelesini güçleştirdiğinden bağcılık yönünden faydalı değildir. Diğer taraftan çiçeklenme zamanı yağan yağmurlar döllenmeyi engellediğinden dane tutumu az olur.Yazın çok kurak geçen yerlerde sulama gerekir.

 

d) Rüzgar: Aşırı ve zamansız esen rüzgarlar bağcılığı olumsuz yönde etkiler. Sürgünler 10-15 cm’ye ulaştığında 3-4 m/sn‘den hızlı esen kuzey ve kuzey-doğu rüzgarlarının etkisiyle sıcaklık düşer ve kurumalar olur. İlkbahar ve yaz başlarında deniz tarafında esen rüzgarlar mildiyö ve külleme gibi hastalıkların artmasına neden olur. Ayrıca çok şiddetli esen rüzgarların etkisiyle dane de yaralanmalar veya kabuk kalınlaşması nedeniyle zararlanma ve kalitede düşme görülür.

 

2-TOPRAK: Asmanın kökleri oldukça derine gitmektedir.Bu nedenle bağlar derin, iyi havalanabilen, yumuşak dokulu topraklardan hoşlanırlar. Çok ağır bünyeli, süzek olmayan, tuzlu ve toksik madde içeren topraklarda bağcılık yapmaktan kaçınılmalıdır.

Vitis vinifera (yerli asma) toprak bakımından seçici olmamakla birlikte Amerikan Asma Anaçlar (AAA) seçicidir. Bu nedenle toprak analizi yapılmalıdır. Kumlu topraklarda floksera yaşamadığı için yerli bağcılık yapılabilir. Çakıllı topraklar kaliteli şarap bağcılığı için düşünülebilir.

  • Taşlı ve çakıllı topraklar orta mevsim şaraplık bağları,
  • Tınlı topraklar kurutmalık üzümlere,
  • Kalkerli topraklar kırmızı şaraplık üzümlere uygundur.

Yalnız kirece dayanıklı anaçlar kullanılmaktadır. Kumlu topraklarda yetişen bağlarda alkol fazla olur. Fakat aroma ve buket denilen kalite maddeleri az olur.

  • Fazla humuslu topraklarda asma iyi olgunlaşmaz.

 

3- ÇEŞİT VE ANAÇ SEÇİMİ : Çeşit seçimi; flokserasız bölgelerde sadece yetiştirilecek üzüm çeşidinin, floksera ile bulaşık bölgelerde ise çeşitle beraber anacında bölgenin iklim ve toprak özelliklerine uyması demektir.

            Amerikan Asma Anacı ile bağ tesis edilirken aşağıdaki hususlara mutlaka dikkat edilmelidir.

  • Toprak- Anaç ilişkisi,
  • Anaç-Kalem ilişkisi,
  • Floksera- Anaç ilişkisi,
  • Nematod-Anaç ilişkisi,

 

 

AMERİKAN ASMA ANAÇLARI VE ÖZELLİKLERİ

 

(BERLANDİERİ X RİPARİA MELEZLERİ)

 

            5BB   : Nemli, killi-tınlı ve killi topraklar için uygun bir anaçtır.Vejetasyon süresi kısa olduğundan kuzey bölgeler için uygundur.Kök ur nematoduna dayanıklıdır. Kökleri yüzlek ve yatay büyüdüğünden sıcak bölgeler için uygun değildir. Aşı tutma oranı oldukça yüksektir. Sathi ve nemli topraklar için uygundur. % 30-40 toplam, % 20’ ye kadar aktif kirece dayanıklıdır. Bu anaç üzerine yarma aşı yapıldığında aşı kaleminden fazla miktarda köklenme yaptığından, ya yonga göz aşısı tercih edilmeli veya aşı tuttuktan sonra ve kırağı tehlikesi geçtikten hemen sonra aşı yeri açılarak, buradaki kökler hemen temizlenmelidir. Aksi takdirde esas köklenme bölgesinde köklenme durur ve bu da asmanın kısa sürede kurumasına neden olur.

 

            420A  : Vejetasyon süresi uzun bir anaçtır. Killi, kireçli, killi tınlı ve çakıllı topraklarda iyi geliştiği gibi, bakir ve kuvvetli topraklar için çok uygun bir anaçtır.

            Omega aşıda tutma oranı düşük olmasına karşın arazide aşı tutma randımanı yüksektir. Üzerine aşılanan çeşitlerde olgunlaşmayı 3-4 gün erkenleştirdiğinden erkenci çeşitler için tavsiye edilir. % 30-40 toplam, % 20’ye kadar aktif kirece dayanıklıdır. Tek dezavantajı bazı çeşitlerle uyuşmazlık göstermesidir.

 

            SO4 – Kobar : 5BB anacından selekte edilmiş bir anaç olması nedeni ile genel olarak 5BB anacından daha erkencidir. Kök ur nematoduna dayanıklıdır. Üzerine aşılanan çeşitte dane tutumunu artırma ve olgunluğu hızlandırma özelliği vardır. % 17-18 aktif kirece dayanıklıdır.

            8B  : 5BB anacının özelliklerine sahiptir. % 18-20 aktif kirece dayanıklıdır. Aşı tutma randımanı iyi olup, standart üzüm çeşitleri ile iyi uyum sağlar.

 

          (BERLANDİERİ X RUPESTRİS MELEZLERİ)

           

            99R  : Kuvvete getirir bir anaçtır. Dik büyümesi ve köklerin derine gitmesinden dolayı meyilli ve kıraç araziler için uygun bir anaçtır. % 30-40 toplam, % 17’ye kadar aktif kirece dayanıklıdır. Kökleri flokseraya dayanıklı olmakla birlikte yaprakları, yaprak flokserasına karşı çok hassastır. Ayrıca tuza karşıda oldukça hassas bir anaçtır. Üzerine aşılanan çeşidin olgunlaşmasını geciktirdiğinden kuzey bölgeler için tavsiye edilmemelidir. Arazide aşı tutma randımanı yüksektir.

 

            110R  : Çok kuvvetli bir anaçtır. Genel özellikleri 99R’ye benzemekle birlikte kurağa 99R’den daha dayanıklıdır. Kuvvetli bir anaç olması nedeni ile üzerine aşılanan çeşidin olgunlaşmasını geciktirir. Bu nedenle erkenci çeşitleri aşılamaktan kaçınılmalıdır. %30-40 toplam, % 17-19 aktif kirece dayanıklılık toleransına sahiptir.

 

            140 Rugeri  : Çok kuvvetli bir anaçtır. Dik büyür ve kurağa dayanıklıdır. Kuvvetli büyümesi nedeni ile vejetasyon süresi oldukça uzundur % 70 toplam, % 40 aktif kirece dayanabilmekle birlikte yaprak flokserasına hassastır.

 

            1103 Poulsen : Ülkemizde son yıllarda kullanılmaya başlanan bir anaçtır. Kurağa oldukça dayanıklıdır. Nemli ve alt katmanları killi topraklar için tavsiye edilir. % 17-18 aktif kirece dayanıklıdır.

 

           

 

 

(VİNİFERA X BERLANDİERİ MELEZLERİ)

           

            41B( Chasselas x Berlandieri ) : Vejatatif devrenin kısa olması ve arazideki yüksek kirece çok dayanıklı olması bu anacın en önemli özelliğidir. Toprak seçiçiliği yoktur. Sıcağa ve kurağa dayanıklıdır. Çok kuvvetli bir kök yapısına sahiptir. 41B dikimden itibaren birkaç yıl zayıf gelişme göstermesine karşın ileriki yıllarda kuvvetli bir anaç oluşturur ve üzerine aşılanan çeşitte iyi meyve tutumu sağlar. % 40 aktif kirece dayanıklıdır. Standart çeşitlerle uyumu çok iyidir.

 

            DİĞERLERİ            

            Rupestris Du Lot  : Safkan Amerikan Asma Anacıdır. Yaprakları zerdali yaprağını andırır. Vejetasyon süresi çok uzun bir anaçtır. %14’ e kadar aktif kirece dayanıklıdır. Çok kuvvetli geliştiği için, üzerine aşılanan çeşitte o oranda gelişir. Bu da bazen verim noksanlığına neden olabilir. Bu durumda mutlaka uç alma yapılmalıdır.

           

AMERİKAN ASMA ANAÇLARINDA ÇEVRESEL FAKTÖRLERİN ETKİSİ

 

            *Neme Dayanıklılık: Topraktaki durgun suyun dolayısıyla nemin fazla olması ve asma köklerinin uzun süre bu ortamda kalması apofleksi denilen ani ölümlere neden olur. Köklerin devamlı su içinde kalması bu organların oksijen alınımını engeller ve su ile mineral alımı da düşer. Zamanla kökler üzerinde kalın, yumuşak bir doku oluşur ve kalınlaşır. Kökler üzerinde uzunlamasına derin lekeler gözlenir. Fazla nem gelişme sırasında olursa külleme ve mildiyö hastalıklarına karşı hassas bir durum oluşur. Olgunlukta şeker oranının düşmesine ve salkımların çürümesine neden olabilir. Bu durum geçirgen olmayan (killi) ve taban topraklarda görülür. Bu olumsuz faktörleri ortadan kaldırmak için eğer bağ sulanıyorsa sulamaya dikkat edilmeli ve yağış fazla ise drenaj sistemi kurulmalıdır. Fazla suyu tüketmek bakımından ara bitkisi dikmekte bir önlemdir.

 

            *Tuzluluğa Dayanıklılık : Toprakta asma tarafından absorbe edilen ve verim üzerine etkili olan bir çok bileşik madde vardır. Bu maddelerin bir kısmı tuz olarak isimlendirilir. Bunların bir kısmının toprakta bulunması bitki için gerekli olmakla birlikte aşırı oranda bulunması, besin ve su alınımını yavaşlatması nedeni ile hem asmanın büyümesini durdurur hem de asma da yarattığı gerilim, verim ve üzüm kalitesini düşürür. Bu nedenle toprak bünyesinde veya sulama suyundaki tuz miktarı büyük ölçüde önem arz eder. Besin ortamında çözülebilir tuzların varlığı bitki büyümesini genel olarak iki yolla etkiler:

1.Zehir etkisi yaparak

2.Fizyolojik kuraklık yapması; Amerikan Asma Anaçları içerisinde tuzluluğa en hassas anaç 41B ‘dir.

 

            *Kurağa Dayanıklılık :Asma anaçlarının kurağa dayanmaları bir çeşit özelliği olup, adaptasyon üzerine etkili olmaktadır.Amerikan Asma Anaçları aşısız olarak büyüdüklerinden kurağa karşı daha dayanıklıdır.Aşılandıktan sonra bu dayanıklılık azalır. Çünkü vinifera çeşitlerinde yaprak dokusu farklı olduğundan evapotranspirasyonla su kaybı daha fazla olmaktadır.Eğer kurak bir arazide bağ kurulacaksa ve sulama imkanı yoksa mutlaka kurağa dayanıklı anaçlar ile bağ  kurulmalıdır.

 

            *Kirece Dayanıklılık :Anaçların adaptasyonunda topraktaki toplam ve aktif kirecin çok büyük etkisi vardır. Özellikle aktif kireç oranı büyük önem taşır. Çünkü topraktaki toplam kireçten çok, bunun suda eriyebilen ve aktif  kireç olarak adlandırılan oranı önemlidir. Topraktaki aktif kirecin fazla olması kireç klorozunu arttırır. Topraktaki toplam kirecin kurak yerlerde bir sorun yaratmaması yanında, yağışlı bölgelerde   topraktaki toplam kireç suda eriyerek aktif kirece dönüşür. Bu da diğer besin maddelerinin alımını etkiler. Nemli topraklarda kireç oranı az bile olsa aktif hale gelebileceğinden asma için zararlı olabilir.

 

            *Kireç Klorozunun Ortaya Çıkış Nedeni   : Kireç oranı fazla olan topraklarda yetiştirilen asmalarda demir (fe) alımı çok olumsuz etkilenmekte ve bunun sonuncunda da yapraklar da sararma (kloroz) görülmektedir. Sararmış (kloroz) yapraklar, fotosentez gibi bir çok aktiviteyi yapamayacağından asmayı kurumaya kadar götüren sonuç doğurabilir. Kirece en dayanıklı asma anacı Vitis Vinifera (yerli asma) dır. Ancak bu anaçta flokseraya karşı çok hassas olduğundan flokseraya bulaşık bölgelerde kullanılması mümkün değildir.

 

            4- BAĞ YERİNİN DİKİME HAZIRLANMASI :

 

            Krizma : Bir araziyi bağ tesisi için hazırlarken öncelikle arazide bulunan ağaç, büyük taş gibi yabancı maddeler temizlenmeli, engebeler düzeltilmeli, eğer arazi su tutan bir yer ise drenaj kanalları açılmalıdır. Uzun yıllar işlenen arazilerde 30-35 cm derinlikte pulluk tabanı denilen bir tabaka oluşacağından dip kazan ile krizma yapılmalıdır. Bu taban patlama işi 60-80 cm derinlikte ve 1 metre ara ile iki yönlü dama’lama şeklinde yapılmalıdır. Killi ve milli toprakları geçirimsiz topraklar olduğundan taban patlatma işi mutlaka yapılmalıdır. Krizma işlemi sonbaharda ve arazi kuru iken yapılmalıdır. Böylece pulluk taban dediğimiz oluşum olur, hem de kurak arazilerde köklerin daha derine kök salması sağlanmış olur. Krizma dip kazanla yapılabildiği gibi tekli pullukla derin sürüm yapılarak yapılabilir. Bu durumda Fosforlu ve Potasyumlu gübreler ile taban gübresi de faydalıdır.

 

            Omca Yerinin Tespiti : Omca yerlerinin tespit edilmesindeki amaç, dikim yerlerini düzgün bir şekilde belirlemektir. Muntazam bir şekilde dikilmiş bağlarda her türlü kültürel işlemler kolay olur.

 

            a) Sıralara Verilecek Yön : Sıralara; iklim,toprak şartları ve meyil göz önünde bulundurularak yön verilir. Bağlarda en iyi güneşlenme sıra istikametleri Kuzey-Güney veya Doğu-Batı istikametlerinde yapıldığı zaman sağlanır. Bunun dışında küçük arazi parçaların da sıralar uzun kenara paralel olarak yapılmalıdır. Çok meyilli arazilerde ise toprak kaymalarını önlemek amacıyla tesviye evlerine paralel olarak yapılmalıdır.

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !